Yurt Dışı Tebligatta Küçük Hata, Büyük Sonuç
Yurt Dışına Yapılan Tebligatlarda Usul ve Yargıtay Uygulaması
Tebligat, yargılamanın sağlıklı şekilde yürütülebilmesi için zorunlu ve vazgeçilmez bir usul işlemidir. Özellikle yurt dışında bulunan kişilere yapılacak tebligatlarda, mevzuatta öngörülen kurallara titizlikle uyulması gerekmektedir. Aksi hâlde, yargılamanın ilerleyen aşamalarında telafisi güç usul hataları ortaya çıkabilmektedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2021/8569 Esas, 2023/2218 Karar sayılı ilamı, yurt dışı tebligatına ilişkin usul kurallarının ihlal edilmesi hâlinde doğabilecek sonuçları açıkça ortaya koymaktadır. İncelenen dosyada, tebligat işlemlerinin usulüne uygun yapılmadığı tespit edilmiş ve dosya, eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine iade edilmiştir.
Bilinen Son Adres Kavramı
Yargıtay kararında, tebligat hukukunda “bilinen en son adres” kavramının nasıl uygulanması gerektiği hatırlatılmıştır. Buna göre, kişinin daha önce bildirilen adresinin geçerliliğini yitirmesi hâlinde, MERNİS sisteminde kayıtlı yerleşim yeri adresi, bilinen en son adres olarak kabul edilmektedir. Tebligatın bu adrese yapılması, kanunun öngördüğü şartlar sağlandığında geçerli sonuç doğurur.
7201 Sayılı Kanun’un 21/2. Maddesi Kapsamında Tebligat
Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca, tebligatın muhtara veya zabıtaya teslim edilmesi ve ihbarnamenin kapıya yapıştırılması durumunda, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilmektedir. Bu husus, özellikle usulsüz tebligat iddialarının değerlendirilmesinde belirleyici niteliktedir.
İlanen Tebligatın Son Çare Olması
Kararda ayrıca ilanen tebligatın istisnai bir yöntem olduğu vurgulanmıştır. Mahkemenin, ilanen tebligata başvurmadan önce; resmi ve özel kurumlar ile kolluk birimleri aracılığıyla kapsamlı bir adres araştırması yapması zorunludur. Bu araştırmalar tamamlanmadan ilanen tebligata gidilmesi, usule aykırılık teşkil eder.
Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarına Tebligat
Yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarına yapılacak tebligatlarda, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 25/a maddesi uygulanabilmektedir. İlgili ülke mevzuatının izin vermesi hâlinde, tebligat Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçilikleri veya Konsoloslukları aracılığıyla yapılır. Tebligatın muhataba ulaştığının belgelendirilmesinden sonra, muhatabın 30 gün içinde konsolosluğa başvurmaması hâlinde, tebligat 30. günün sonunda yapılmış sayılır.
Sonuç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, somut olayda yurt dışı tebligatına ilişkin usul kurallarına uyulmadığını tespit etmiş ve bu eksikliğin yargılamanın sıhhatini doğrudan etkilediği sonucuna varmıştır. Bu nedenle dosya, eksik tebligatların usulüne uygun şekilde yeniden yapılması için mahkemesine iade edilmiştir.
Söz konusu karar, yurt dışı tebligat işlemlerinde usul hükümlerine titizlikle uyulmasının, tarafların hak kaybına uğramaması ve yargılamanın sağlıklı şekilde ilerlemesi açısından taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koymaktadır.
67
